AKŞENER’İN PARTİSİ

Günlük yazılarımı yazmaya başladığım şu günlerde siyasi yazılara girmek için pek acele etmeye niyetim yoktu ama okuyucunun bu konudaki yorum beklentileri bana da Akşener’in partisi hakkında yazı yazmaya teşvik etti.

Gazetecilik yaptığım 30 yıllık süreçte takip ettiğim birçok siyasi parti kuruluşları içerisinde, belki de en sancılı, en karmaşık olayların yaşandığı söylentilerin ve parti kurulmadan iftiraların ve iddiaların ortaya atıldığı Akşener ve arkadaşlarının büyük mücadelesini güvendiğim parti kurucularının verdiğini bilgilerden öğrendim.

Geçmişte ateşli siyaset yapan birçok değişik siyasi partide siyaset yaparken milletvekili olan il ve ilçe yönetimlerinde görev aldıktan sonra uykuya çekilenlerin kurulan bu siyasi parti etrafında toplanmaya çalışmaları gözümden kaçmadı.

Hatta Ankara’da gazetecilik yaparken gözlemlediğim kadarıyla Kimisi Meral Akşener’i Ankara’dan ne kadar iyi tanıdığını, mecliste onunla güzel diyaloglarının olduğunu, kimisi DYP bünyesinde iken onunla tanışarak siyaset yaptığını, kimisi de O’na “abla” dediğini anlatmaya başladı.

Meral Akşener ve ekibi “Kimseye görev vermedik. Kimseye gel çağrısı yapmadık. Kapılarımız herkese açıktır. Her kim ki, kendisine görev verildiğini söylüyorsa yalan söylüyordur” dese de  bazı “ağır abi” siyasetçiler  kendilerince “kadro” kurmaya başladıkları bile geldi kulağımıza… Bunun içinde ünlü oteller  de toplantılar düzenlendiği Akşener’in çekirdek kadrosunda oldukları için  gelecekten umut bile verdikleri konuşuluyor.

Meral Akşener ve kadrosunu ilk destekleyenler O’nu doğal lider olarak görmüş ve Yurt sathındaki bütün toplantılarına katılarak, madden ve manen destek vermiş insanlar şimdi sahalara çıktı… Bir siyasi oluşumu sil baştan kurarken elini taşın altına sokanlar, masraf yapan, para ve zaman harcayanlar Meral Akşener’in şimdiki kadrosunu oluşturdu ve çalışmaya başladı.

Hatta gelecek dönemde kendilerine görev verilmemesi halinde bile görev verilen kişilerin etrafında toplanacakları konusunda Genel Başkana söz bile verdiler.

“Kenetlenmeye hazırız. Yeter ki, Türk Milleti’nin bel bağladığı, güvendiği bir insan başarıya ulaşsın. Bundan gurur duyarız” diyor.

Ülkücülerin yanı sıra sağ merkez veya muhafazakar kesim olarak adlandırdığımız sağ seçmenin oylarına da talip olan Akşener ve ekibi bütün kesimleri kucaklayacak bir kadronun işbaşına gelmesini, parti tüzük ve programının buna uygun olmasını sağlaması gerekir. Bu durum, hiçbir kesimi dışlamak anlamına gelmediği biliniyor.

“Çıkılan yolda; MHP’liler başta olmak üzere Aktroller ve diğer oluşumların sosyal medya, basın üzerinden suçlamaları, algı operasyonu yapmaları şu aşamada tutabilir ama, siyasi partinin kurulması, ve vitrinin ortaya çıkmasından sonra tutmayacaktır.“ diyen üstad gazeteci abilerim var.

Bu yüzden, Meral Akşener oluşumunun tam kadro çalışmasını görmeden konuşmak çok erkendir. Hatta görüş ve düşüncelerine zaman zaman saygı duyduğum eski siyasetçi bazı abilerim, Akşener partisinin başarıya ulaşacağını bile düşünüyor Gerektiğinde ve istendiğinde siyasetten soğumuş olan siyasetçilerinin bile bu oluşum içerisinde ileride görev almak için, görev almasalar da “duayen “ gibi destek vereceklerini düşünüyorum.

HÜSEYİN AKIN