0
21

ÖZÜR DİLERİM AMA…

Şimdi neden özür dilediğimi merak ederek bu yazıyı okuyacaksınız biliyorum. Aslında belki de zulüm gelecek okumayı sevmeyen bir toplum ( eleştiri var ) olarak bu yazıyı okumak ama gene de  siz okuyun ki, değişim nasıl olurmuş göreceksiniz ….

Birçok okuyucularımın bildiği ve takip ettiği gibi yaklaşık 20 yıldır ben köşe yazısı yazarım. Özellikle Denizli de ÇINAR YOKUŞU adıyla  8 yıl  sahibi olduğum ÇINAR GAZETESİ ’nde  yazdığım yazılarımda  hiciv (Hiciv, edebiyat ve sanatta, bir kişi, bir olay ya da durumun, iğneleyici sözlerle, alaylı ifadelerle eleştirildiği bir tür ) kullanarak,  tatlı sert dokunuşlarım, ilgililere inceden  mesajlarım, zaman zaman yetkililere  çatışlarım, iyi bir takipçim ve eski bir okurum tarafından  bana hatırlatıldı.

Oldukça da düşündürdü….

Evet yaa haklıydı…  Son 5 yılda ne oldu da bana  sağa sola çatmadan hicivleme yapmadan yada birilerinin tepkisini almadan ve onları kızdırmayan yazılar yazıyorum.

Neden yazıyordum, neden yazmıyorum sorusuyla yüz yüze geldim. O an içtiğim bir kahve beni kendime getirdi.

Çünkü … bende değişmiştim kendime göre  o yılların namı değer  “kurnaz gazetecisi” yerine olgun oturaklı ülke  sorunlarına odaklı artıyı eksiyi ölçüp bin düşünüp, bir konuşan bir gazeteci geldi.

Belki de yakın zamanda ülke yada  bölge belki de çok yerel bir yönetime talip olacak biri olarak  düşünmeye başladım.  Günün şartlarına, ülkelerin global değişimlerine, artan nüfusa , ihtiyaçlara , beklentilere , söylevlere ve rekabet şartlarına göre hareket edebilmek ustalık gerektiren bir anlayış haline geldi.

Bende çok büyük bedeller ödeyerek nihayet ustalaştım, gazetecilikte, halkla ilişkilerde, liderlikte, insanları anlamakta, kendimi anlatabilmekte, belki de daha da önemlisi kendimi anlamakta, şimdi ise kendimi tanıma moduna geçtim ve sorgulamaya başladım.

Özür dilerim… kendimden, ailemden, bana güvenenlerden, benim güvendiklerimden, izin verdiğim için bana yanlış yapanlardan veeeeee… belki de en çok özür dilemem gereken bana bu akılı laik görüp veren ve beni bu kadar zeki bir insan olarak yaşamamı sağlayan yüce rabbimden ….

Şimdi artık bazı şeylerin değişme zamanı geldi gibi, bu yazıları yazarken bile değişimin başladığının ilk göstergesi ortaya çıktı. İlk defa kendimle olan savaşımı kamuoyuna açtım. İçimdekileri döktüm, anlatmak isteyip te anlatamadığım birçok şeyin ilk sinyalini de verdim.

Artık siyasete gireceğim … topluma faydalı olabilmek adına sahip olduğum değerlerimi, çevremi, aklımı, deneyim ve tecrübelerimi, Ülkemin ve yaşadığım toplumun yararlarına sunmak için beklediğim sürenin geldiğine inanarak  kültürel ve toplumsal değerlerimi  çok iyi kullanabileceğim bir  platformda siyaset  yapma düşüncesine sahip oldum.

HÜSEYİN AKIN