ABD UŞAKLARI ORTAK DİL KULLANIYORLAR…

Değerli okurlarım, ülkemizde herkes İstanbul seçimlerine odaklandı. Varsa yoksa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı. Mesele bu değildir. Gözden kaçırılan çok ciddi şeyler var, aslında… ABD Türkiye’ye söz geçiremiyor. S 400 hava savunma sisteminden vaz geçmemiz isteniyor. Bu sistemden vaz geçmemiz için Erdoğan’dan kurtulmaları gerekiyor. Erdoğan’dan kurtulmak için de tüm Erdoğan düşmanları ile iş birliği halindeler…

            Erdoğan’a kurulan onlarca tuzaklardan birisi, şu anda ABD ve uşaklarının gündemindedir. Bunu başaramazlarsa vaz mı geçecekler? Elbette hayır… Hiç vazgeçmeden adiliklerine alçaklıklarına devam edeceklerdir. Bundan asla kuşkumuz yok…

Şu sırada Erdoğan bana göre çok tedbirsiz bir şekilde istanbul sokaklarında dolaşmaktadır. Her an bir suikast olabilir. Bu yaptığı doğru değildir. Daha dikkatli ve daha tedbirli olmak mecburiyetindedir. Bunu mutlaka birileri yani yakınında olan birileri kendisine iletmelidir. Düşmanlarımız çok acımasız, çok namussuz, çok gaddar ve çok alçakdırlar. Bir şey olmaz demeyeceksin. Her şey olabilir. Olduktan sonar, daha bir anlamı kalmaz.

Bakınız Rusya lideri Putin ne diyor. “Erdoğan, delikanlı gibi ülkesinin bağımsızlığını korudu”. Bunu anlayan, takdir eden kişi dünyanın en en önemli liderlerinden birisidir. Bizim ülkemizde, ABD uşaklarının arkasına takılan bir sürü kandırılmış bu aptallar sürüsü bunu bir türlü anlayamamaktadırlar. Erdoğan düşmanlığı gözlerini kör etmiş… Sorsanız neden Erdoğan’a düşmansınız? Vallahi mantıklı bir cevapları olmayacaktır… Emin olun!

            Gelelim işin diğer önemli bölümüne.

Ülkemizde terör şebekelerine karşı çok önemli bir mücadele verildi ve halen verilmektedir.

Güvenlik güçlerimiz canları pahasına terör örgütlerine göz açtırmıyor.

Şehitlerimiz var…

Bu noktada şunu net olarak söyleyebiliriz.

Terörü övene de, teröristleri koruyana da, savunana da terörist muamelesi yapılmalıdır.

Ne yazık ki bu alçak kravatlı teröristler bu işi sulandırmayı başardılar.

Alabildiğince taviz verildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir hain Milletvekili çıkıyor Türk ordusunun işgalci olduğunu savunuyor.

Sen buna sessiz kalıyorsun.

Meral Akşener Fetocu hainlerin yargılanmasını eleştirirken, onlara mehmetcik diyor.

Sen sessiz kalıyorsun.

FETÖ’cü hakimler seçim hilesi yapıyor.

Sen sessiz kalıyorsun.

Devletine, Faşist diyorlar.

Sen sessiz kalıyorsun.

Cumhurbaşkanının anasına avradına küfür ediyorlar.

Sen sessiz kalıyorsun.

Ülkemizi başka ülkelere jurnallıyorlar.

Sen sessiz kalıyorsun.

Devlete hakaret ediyorlar.

Sen sessiz kalıyorsun.

İmamoğlu denen alçak adam, Devletin Vali’sine “it” diyerek küfür ediyor.

Sen sessiz kalıyorsun.

Selehattin Demirtaşı övüyor.

Sen sessiz kalıyorsun.

FETÖ ve PKK’nın desteği ile İstanbul adayı oluyor.

Sen sessiz kalıyorsun.

Neden bu adam aday olamaz diye bir kararname çıkarmıyorsun?

Sen böyle tavizkar davranığın müddetçe onlar senin başına çıkarlar.

            Yazıklar olsun size. Şehitlerimizin kemikleri sızlıyor. Güvenlik güçlerimiz gereğini yapıyor. Ancak sivil yönetim sınıfta kalıyor.

            “Demokrasi var. İfade özgürlüğü var. Bunun için bir şey yapamayız.” diyenlere, diyorum ki: “Devletimizin Beka’sı her şeyin üstündedir. Devletimizi yıkmak için faaliyet gösterenlere demokrasi ve ifade özgürlüğü hakkı tanınamaz. Zamanında Kılıçtaroğlu’na, Meral Akşener’e, Sezai denen kıravatlı PKK’lıya gerekli cezaları vermiş olsaydınız, bu gün İmamoğlu denen alçak karşımıza çıkamazdı. PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’yi siyasi parti olarak kabullenmek akla ziyan bir yaklaşımdır. Bu siyasi parti ülkemizi bölmeye çalışıyor. Sen parti kapatılmasına karşısın. Senin anlayışın batsın. Bu nasıl bir mantık. Dünyanın hiç bir ülkesinde böyle mantıksız bir anlayış yoktur. Terörle, teröristlerle irtibatı bulunanlar kamu görevinde bulunamazlar. Peki siz nasıl bir kanıt arıyorsunuz? İmamoğlu hem FETÖ ile hem de PKK ile irtibatlıdır. Elinizdeki bilgi ve belgeler size yetmiyor mu? Meral 15 Temmuz olayını biliyordu. “Saraya yürüyüş düzenleyeceğim. Başbakan olacağım derken karnından mı konuşuyordu? Yurtta sulh konseyi’nin üyesi olduğunu sizin istihbarat örgütünüz bilmiyor mu? MİT tırları davasının ucu Kılıçdaroğlu’na kadar uzanmıyor mu? Elinizde bilgi ve belgeler yok mu?

Allah aşkına ne bekliyorsunuz?

Neden gereğini yapmıyorsunuz?

            Siz gereğini yapmazsanız, onlar gereğini yaparlar. Bakınız, FETÖ’nün işgal girişimini sulandırdılar. Önceleri temkinli davranıyorlardı. Şimdi iş zıvanadan çıktı… Tiyatro olduğu izlenimi kendi tabanlarınca kabul gördü. Şimdi çekinmeden savunuyorlar. İçerideki hainlerin haksız yere hapsedildiklerini dile getirmektedirler. Türk ordusuna işgalci diyenler daha fazla cesaretleniyorlar. Ülkeyi Kürdistan diye bölen bu alçaklar daha ileri giderek İstanbulu yeniden feth edeceğiz, diyorlar. Bu söylemler alabildiğince çoğalacak. Çünkü bu alçakların tamamı aynı merkezden yönetiliyorlar.

             23 Hazirandan sonra, demokratik güçler adı altında eylemlerini devam ettirecekler. Hiç bir şekilde vaz geçmeyecekler. Devleti düşman görmeye devam edecekler. Ey Devletimizi yönetenler, uyumayın. Zafiyet göstermeyin. Beka sorunumuz, hem dışarıda hem de içeride vardır. Bakınız Kılıçdaroğluna, PKK’nın eş başkanlarına konuşma yasağı getirdiler. Konuşarak zarar vermeyin, diyorlar. Akıllı davranıyorlar. Siz de akıllı olun.

Allah ülkemizin yardımcısı olsun.

Saygılarımla…

İDRİS ORTAKAYA

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir