REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Yazılan bu yazı, bir öğretmenin (benim) anı defterinden alınmış gerçek bir hayat hikayesinden derlenmiştir.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Yazılan bu yazı, bir öğretmenin (benim) anı defterinden alınmış gerçek bir hayat hikayesinden derlenmiştir.
01 Haziran 2021 - 10:57
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

‘’ DERİN’’ bir yara bıraktı içimde…
Derin bir hayatın derinliklerinde, derin bir hüzüne sebebiyet veren DERİN’in hikayesidir bu.
“Annesini özlemiş miniğim.
Boncuk gözlerini kocaman açmış, uzun kirpikleri ıslanmış bir şekilde bana bakıyor. Sarıldım… Annesinin sıcaklığını veremem ama elimden geldiğince bütün yüreğimle sarıldım. “Yalnız değilsin, ben varım” ,dercesine sarıldım… Bütün sevgimle sarıp sarmaladım miniğimi. O anki tek isteğim bir anlık da olsa anne sıcaklığını hissettirip, o küçücük yüreğine bir rahatlık, bir sıcaklık vermekti.
Öylede oldu. Rahatladı miniğim. Onunla birlikte bende .”
Hastalığından dolayı yürüme engelliydi benim bahar gözlü, sırma saçlı, gülüşü cenneti andıran güzel kızım. Bu yüzden çoğu teneffüsler sınıfta yalnız ikimiz kalırdık. İşim olduğunda da bazı öğrencilerimden arkadaşlarını yalnız bırakmamalarını rica ederdim.
Sabahları erkenden annesi sırtında getirirdi miniğimi. Paydos ziline kadarda iki kere gelir, tuvalet ihtiyacını giderirdi. Onun dışında miniğim bana emanetti. Benim küçük değerli emanetim…!
Elimden geldiğince onun ve ailesinin yanında olmaya çalıştım. O bahar gözleri tek bir an bile olsun bulutlansın istemiyordum.
Yürüyemediği için, arkadaşları gibi koşup oynayamadığı için etrafına karşı biraz agresifti benim minik kuşum. Bu yüzden bazen arkadaşları ters davranır, ben onları uyandığımda da bana sitem ederlerdi. “Ama öğretmenim sizde hep bize kızıyorsunuz ” gibisinden haklı sitemler duyardım diğer miniklerimden. Arkadaşlarının durumunu ne kadar da anlatmaya çalıştıysam da bir türlü beni anlamak istemiyorlardı minik kuzularım.
Minik kızımın gelmediği bir günü fırsat bilerek, çocuklarımı karşıma alıp, onlara “Farzedin ki sizde arkadaşınız gibi yürüyemiyorsunuz. Bu sebepten kimse teneffüse çıkmayacak, tuvalete bile gitmeyecek. Hatta hiç kimse yerinden kalkmayacak. Ben de sınıftan çıkmayacağım. Hep birlikte, bu durumu sürekli yaşayan arkadaşınızın ne yaşadığını empati kurarak anlamaya çalışacağız”, dedim onlara. Oyle de yaptık. Oturdukları yerde kıvranıp durdular. Çok ta zorlandılar. Hatta ağlayan bile oldu. Ama sonunda arkadaşlarının ne hissettiğini çok iyi anladılar. O günden sonra benim tatlı miniklerim arkadaşlarına karşı daha sabırlı ve daha sevgi dolu yaklaştılar.
Bir gün okulumuzun bahçesine bir yavru köpek abone oldu. Çocuklardan gördüğü ilgi karşısında okulun bahçesinden ayrılmaz oldu. Çocuklar adını Duman koymuşlardı. Her teneffüs dönüşü sınıfta bir Duman muhabbeti olurdu illa ki. Duman şöyle yaptı, Duman böyle yaptı…
Bir gün baktım, benim bahar gözlü miniğim de Duman’ı inceden inceye merak etmeye başladı. Ne yapsam? diye düşünürken birden aklıma geldi. Hemen dışarıya bir sıra çıkardım. Okulumuzun çalışanı abimizden de miniğimi kucaklayıp dışarıya çıkarıp sıraya oturtmasını rica ettim. Hep birlikte dışarı çıktık. Çocuklardan, arkadaşları için Duman’ı yakalayıp getirmelerini istedim. Hepsi birer cengaver kesildi. Duman önde, benim küçük kahramanlarım arkada okulun bahçesinde dört dönüyorlar. Çalılıkların içinden girip çıkıyorlar. Elleri kolları çizik hepsinin. Sonunda Duman kucaklarında çıkıp geldiler.
Miniğimi görseydiniz… Kucağında Duman, nasıl mutlu, nasıl mutlu…Gözleri ışıl ışıl parlıyor mutluluktan.
O gece yatarken hiç susmamış. Annesine o günkü yaşadıklarını anlatmış sevinç içinde. Annesi ertesi gün ağlayarak anlatmıştı yaşadığı mutluluğu.
Dönem bitti, karne günü gelip çattı. Miniklerim karnelerini alıp sevinçle dağılmışlardı. Miniğimle de vedalaşmış, güzel temennilerle ayrılmıştık. Tabii Duman’la da.
Aradan iki ay geçmiş, yaz tatili bitmişti. Yüreğimizde büyük bir hüzünle nihayet okula dönmüştük. Bir yanımız eksikti. Artık Derin’im de Duman’da yoktu. Melek olmuştu miniğim…
Bu gün yirmi dördüncü yılımı çalışıyorum. Derin’im hep içimde bir yara, bir sızı olarak kaldı…
Serpil TOPÇUOĞLU KAYADİBİ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum