REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Enaktüel: Ya Doğru Bildiğimiz Yanlışsa!

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
Enaktüel: Ya Doğru Bildiğimiz Yanlışsa!
04 Haziran 2021 - 7:49
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Elbette hepimizin vardır doğru bildiği yanlışlar. Bu gayet normal. Biz ona inandığımız için doğru bilip savunuruz zaten. Aksi bize yanlıştır. Fakat bu demek değildir ki hakikat bizim bildiğimiz doğrulardan ibaret. Gerçekler her zaman bizim inandıklarımız değildir. Ve her zaman şu ihtimali aklımızın bir köşesinde tutmamız gerekir, “YA DOĞRU BİLDİĞİM YANLIŞSA?”
Bu “benim bildiğim doğru” düşüncesi hayatımızın her alanında var maalesef. Bir çoğumuzda zaten karşımızdakini anlamak için dinlemekten ve empati kurmaktan da aciziz. Karşı görüşün doğru olabileceği ihtimalini düşünmeyiz bile. Ufkumuzu daraltıp, tabiri caiz ise at gözlüğü ile bakmaktayız olaylara çoğu zaman.
Ben bu konuda, yaşamın içinde en çok görüp şahit olduğum ve hatta kendim de maruz kaldığım, toplum olarak zarar gördüğümüze inandığım meseleye değinmek istiyorum. Yaşamın içerisinde hemen hemen hepimiz görüp rastlıyoruzdur bu duruma, özellikle de son yıllarda. Biliyorsunuz, siyaset artık hayatımızın her alanında, her ortamda konuşulur tartışılır oldu. Konuşurken belki de muhalif düşünmek hoşuna gitmediği için ya da bunu yanlış bulduklarından hep bir yerleri veya kişileri savunmak, kayırmak gayretine giren kitle ile özünde yararlı olan muhalifliği her şeyi eleştirmek olarak algılayıp bunu da yaşam biçimine çevirmiş kitle karşı karşıya kaldığında kişiler birbirlerine düşman olarak yaklaşıyor. Halk arasında benim gözlemlediğim, özellikle siyasi meseleler konuşulduğunda bireyler hep kendi fikirlerini ve doğru bildiklerini karşı tarafa dayatarak benimsetmeye çalışıyor. Bu durum ilişkilerin, dostlukların, arkadaşlıkların v.s bitmesine, ayrışmalara ve temelde bölünmelere sebep oluyor. Eğer sabit fikirlerle, kendi doğrularımızı inatla karşı tarafa empoze edip dayatmacı yaklaşımlar sergilersek, doğal olarak kabul etmeyen karşı tarafla hep çelişki ve çekişme yaşarız ve sonucunda akrabalıklar, dostluklar arkadaşlıklar v.s yara alır, kırgınlıklar, kızgınlıklar meydana gelir.
Peki ne yapmalı? Susmalı mıyız o kadar yanlış gördüğümüz, ya da alkışladığımız şeyler varken ? Paylaşmamalı mıyız, konuşup tartışmamalı mıyız? Bu sorunun iki çözümü vardır. Ya tartışmayı öğreneceğiz, ya da susacağız. Birbirimizin fikirlerine saygı duymayı öğrenirsek ne ala fakat birilerini ya da bir yerleri savunmak veya yermek için kırıp incitiyorsak, konuyu hiç açmayalım. Unutmayalım ki her şey bir anda değişebilir ,siyasette buna dahil. Birileri gider, birileri gelir, siyasiler değişir, hükümetler değişir. O zaman geçici olan şeyler için baki kalacak dostluk, arkadaşlık ve akrabalıkları yıpratmayalım. Bizler toplumu oluşturan bireyleriz, bizlerin huzuru ,mutluluğu ve insanlığı bozulmadığı sürece her şey düzelir, güzel olur. Sağlıkla,mutlu kalın.

Nurgül Aktürk

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum