Ankara Şehir Gazetesi

Corona virüs meselesi …

Corona virüs meselesi …
Hüseyin AKIN( huseyinakin@sehirgazetesi.com )
05 Aralık 2020 - 13:58

Hepimize geçmiş olsun …. Allah Ölenlere rahmet eylesin ….

Kaderci Milletiz Vesselam…

İnançlı bir toplum olarak özellikle belli bir yaş üstü vatandaşlarımızın Corona virüs konusundaki  yaklaşımları beni oldukça korkutuyor… Özelikle  eğitim kütür seviyesi  standarın biraz altında kalan kişilerin ise “rakı içen öldü de, su içen ölmedi mi “  yaklaşımı bizim Corona virüs tehlikesini adeta tetikler niteliktedir.

Hele  birde en tehlikelisi olan okumuş cahillerimiz , ada topluma örnek olduğu sanılan kravatlı  cahillerimiz ise coronanın tehlikesi  konusunda ortada  kalmış beyinleri de adeta şoklar nitelikte…

Resmi kaynak açıklamalarını dikkate alıp, Şovmen siyasetçilerin, göstermelik denetmenlerin de olabileceğini düşünerek kendi kendimizin akıl hocası olmalıyız.

Yakın bir zamana kadar birkaç defa yapılan mali afların cesaretlendirdiği para cezası alanların  “kes cezanı karışma bana” mantığı  corona ile mücadele de  parasal cezaların çok işe yaramadığını aksine  “yedim cezamı oturdum, aman boş ver” diyerek corona belasının açtığı yarayı sadece maddisel görenlere  iki tek lafım olacak; “Lütfen bir sağlıkçıya sormadan , corona nın tehlikesini göremez hissedemez hatta yaşayamazsınızzzz !. “

Peki ya başına bu belanın geldiği , corona  ile tanışanların yaşadıkları … bunarı en iyi bilenlerin  “Nasrettin Hocanın dediği gibi bana eşekten düşeni getirin” gerçeği…

Ekranlarda adı geçen , söylenti olarak bile çıkmış olsa Sayın vekiller… ( corona ile  mücadele etmek zorunda kalan )  sayın şovmen ve marka yöneticiler ( bir markanın  yada kurumun lideri olup göz önünde bulunan örnek olan Fatih Terim gibi) bu illetle tanışan  kişiler ekranlarda kamu spotlarında siz konuşun  siz anlatın…. 

Bu İşin para ile pulla alakasının olmadığını,  tedbir alınmadığında Corona nın kimlik kartına bakmadığını, genç yakışıklı dinlemediğini , bayan erkek ayrım yapmadığını , bu hastalığa  yakalanmanın  an meselesi olduğunu anlatmak için yemekte olduğu gibi lezzet artıracak azıcık tuzunu  biberini çoğaltıp,   sıkıntının da varlığını görsel anlatımların şiddetini artırmak, ambulans sesleriyle  kulakları tırmalamak gerekiyor.

 Çevreci ve toplumcu çığırtkanların farklı sebeplerle yaşanan ( açlık ve farklı kronik rahatsızlık gibi ) ölüm artışlarını  grafiklerken, yapılan kamusal uyarılarda  bu güne kadar hiç başvurulmamış yöntemlerle  tabipler odası , eczacılar odası ,  ilaç üreticileri , sağlıkçılar , ambulansçılar,  hatta coronadan ölenlerin namazını kıldıran imamlar ekrana çıkıp, inançlı milletiz ya (!) “ yapmayın etmeyin beyler” demeli..

Milli Seferberlik ilan edip Çinlilerin ilk dönemde ekranlara yansıyan tedbirlerine benzer olmasa da parasal yaptırımlar ( zenginleri ilgilendirmeyen, fakirleri de sadece düşündüren ) yerine algı  ve korku yaratıp şu illetten  kurtulmalıyız.

Okulların bile açılıp açılmayacağı , okulların açılmamasıyla  çökecek olan  hizmet sektörü ( özel okulu serviscisi.kafecisi, dolmuşçusu,giyimcisi, kozmetikcisi vs vs ) nü düşünen ilgili bakan yada sektör liderleri hükümete işin ciddiyetini  anlatmalı , biliyorsa da hükümetin yukarda kalmayıp  bu konuda  tabana inip halkın içinden olan muhtarları  görevlendirmesi onları eğitmesi, bilgilendirmesi, onları da bu savaşta aktifleştirmesi gerekiyor gibi geliyor bana….

Başka mı ?  Daha çok şey yapılabilir… bunun içinde tabii ki bilmek düşünmek yaşamak gerekiyor. Anketlere burada görev düşebilir…. Hükümet  SİZ OLSANIZ  !…  deyip  halka sormalı halkın bilgisini almalı bunu yaparken de gizliden gizliden algı yaratıp, halka   ya bu iş çok ciddiymiş dedirtebilmelidir. Benden söylemesi…

FOTO GALERİ