REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

ANKARA’NIN NERESİKİ BU ÇİNÇİN?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ANKARA’NIN NERESİKİ BU ÇİNÇİN?
02 Haziran 2021 - 13:22
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Neresi bu Çinçin?
Bilindiği üzere Çinçin dediğimiz yer Ankara’nın Altındağ ilçesinde bulunan bir semt. Kale Mahallesi, Yenidoğan ile çevrelenen bu yer, Gültepe, Plevne ve Aktaş’ı da kapsamakta. Çinçin Ankara’nın bana göre en güzel yerlerinden biri. Tabi bu durum beni bağlıyor. Oysa Ankaralılara göre pek de öyle değil… Öyle değil ki Çinçin’den ve bölgenin asıl sahipleri olan Romanların birçoğu şuan o bölgede değil. Çünkü bölge 2005 yılından beri kentsel dönüşüme maruz bırakılmış. Üstelik bu kentsel dönüşüm tüm haber bültenlerinde müjdeli bir “temizlik” haberi gibi sunulmakta. Çinçin’de yaşayan biri olarak her gün dozer sesleri ve kepçe sesleriyle adeta kötü bir senfoni orkestrası ile uykumdan uyandırılmaktayım. Senfoni her zaman iyi bir şeyi çağrıştırmaz. Senfoni diye adlandırmamın sebebi o yıkıcı aygıtların kendi içindeki uyumlu güm, pat, küt seslerinin bana göre iç acıtıcı ve yürek burkucu bir tınısı…Konumuza dönecek olursak; Kentsel dönüşüm projeleri ile o canım gecekonduların çoğu yıkılmış durumda. Hatta bazı evlerin yarısı yıkık dökük virane bir halde o virane evlerde yaşayan ve Ankara’nın acımasız kışını o evlerde geçiren insanlar mevcut. Bu virane konutlarda yaşayan insanların çoğu Roman ve göçmen vatandaşlardan oluşmakta.
Bölgenin neresi olduğunu Google arama butonundan ararsanız karşınıza muazzam bir envanter çıkar. Bu envanterlerin çoğu genelde önyargı ve bir takım olumsuz haberler ile donatılmıştır. Genelde Çinçin için “uyuşturucunun ve suç örgütlerinin yuvası” olarak bahsedilir. Oysa bu durum aslında yapısal eşitsizlikleri görmemize engel olur ve resmi bütünsel görmeyi bloke eder. Çünkü bu semt Ankara’nın en yoksul kesiminin yaşadığı ve genelde vasıfsız işlerde çalışan insanlar ile dolu bir mekân. Mahallede sık sık yürüyüşe çıkarım. Dedim ya ben de Çinçinliyim ve Çinçin benim de habitusum içerisinde. Mahallede her yürüyüş yaptığımda eskici, kâğıt toplayıcı, günümüzde artık çok az görünen demir eşya tamircisi işportacı insanlar bulunmakta. Bu insanlar sabahtan akşama kadar çalışıp eve ekmek götürme derdinde olan yurdumun eli öpülesi insanları. Üstelik kazandıkları ile koca bir aileyi geçindirmekteler. Mahallenin bu yönü görülmezken herkes Çinçin diyince uyuşturucu yuvası ve suç örgütlerinden bahsetmekte. Oysa ben Çinçinli olarak bu durumdan oldukça rahatsızım. Mahallemizin böyle şeylerle anılmasını istemiyorum. Üstelik sürekli olarak yerel halk tarafından “öteki” gibi görülmeyi de istemiyoruz.
Çinçin Kimin Ötekisi?
Öteki kavramını açmakta biraz fayda bulunmakta. Toplumsal açıdan baktığımızda genelde belirli bir bölgede yaşayan insanlara yönelik var olan olumsuz ve önyargılı değerlendirmeler ile o grup ya da gruptaki insanlar diğerlerinin yürüttüğü tahakküm ile ötekileştirilmektedir. Dolayısıyla iki grup belirir bu sayede hâkim gruplar ve ötekiler. Bu hâkim gruplar genelde güç ve iktidarı elinde bulunduran gruplardır. Dolayısıyla öteki güçsüz ve kötüdür. Bu durum aslında ideolojik bazı argümanlarla da desteklenmektedir diyebiliriz.
Ankara’ya ilk geldiğimde Çinçin’in neresi olduğunu bilmeden bölgeye yerleşmiştim. Üstelik önyargıları hayatımdan çıkarmış biri olarak söylenen her şeye kulak tıkar yine yerleşirdim bu mahalleye. Daha sonra tanıştığım iş ve arkadaş çevresi nerede oturduğumu sorduklarında Çinçin dediğim anda ötekileştirici söylemlere maruz kaldım. “Ne işin var orda?” Kafayı mı yedin?”, “Valla helal olsun orda yaşamak yürek ister”, “Geceleri dışarı çıkma” gibi söylemler beni oldukça rahatsız etti. Neden böyle söylüyorsunuz dediğimde ise “Ya orası uyuşturucu yuvası”, “Her gün silahlı kavga var” gibi şeyler duydum. Peki hiç gittiniz mi Çinçin’e dedim, yok dediler tabi. Evet bu yerel halkın Çinçin’e olumsuz bakışını göstermektedir. Geceleri de dışarı çıkmışlığım var, kafayı da yemedim, yüreğim de var ama sizinki kadar katı değil. Çoğu insan hiç ÇinÇin’e gelmeyip zihninde hayali bir Çinçin üretmiş. Oysa ben bana; orası merkeze çok yakın, 90’ları anımsatan küçük terzileri var, hiçbir yerde bulunmayan ve hala horoz şekeri satan küçük bakkallar, kasaplar, demir tamir eden tamirciler, tablada çorap satan amcalar, Patateeeesss, soğaaaan diye bağırıp kamyonla ürünlerini satmaya çalışan emekçiler, mahalle kuaförleri, mahallede bulunan bir sürü attan bahsedilmesini isterdim. Hatta sırf Çinçinli esnafın kazanması için ve arada gidip sohbet etmek için mahalle bakkalına gidip alışveriş yaparım, kamyonlu amcalardan meyve sebze alırım. O ara tanışık oluruz. İyi de iletişim kurarız. Dolayısıyla Çinçin’e nasıl bakarsanız öyle görürsünüz. Biz Ankara’nın merkezine aslında yakın ama oldukça uzak bir mahalleyiz fakat bu önyargılarınızı kırmak isterseniz sizi Ankara’nın bu güzel mahallesine bir psikocoğrafik bir gezintiye bekleriz. Bu sayede Google’dan değil de kendi tecrübenizle silersiniz o Çinçin imajını zihninizden.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum