REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

GAZETECİ OLMAK !..

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
GAZETECİ OLMAK !..
02 Haziran 2021 - 13:18
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ya siz beni anlayacaksınız ,
Ya ben size anlatmayı öğreneceğim…
Sevgili dostlarım …
Ben Hüseyin Akın….
Anlayışınıza sığınarak yazıyorum…
Meslekte 32. Yılını tamamlamış bir gazeteci olarak bu yazdıklarım ve yazacaklarım umarım mesleki etik kurallarını aşmama ve bilmeyerek te olsa dostlarımı kırmama neden olmaz…
Olaki etik kuralları aşarsam yada dostlarımı kırarsam bedelini de ödemeye hazır olacağımı bilmenizi isterim…
Bir gazeteci ne ister? ile başlamak istiyorum söze… Bir gazeteci önce iyi bir muhabir sonra bir müdür veya yönetici ve devamında da gazete sahibi olmak ister…
Ben bunu başardım. Önce ulusal gazetelerde muhabir, sonra yerel ve bölgesel gazetelerde müdür ve yönetici devamında da önce 8 yıl Denizli‘de Çınar Gazetesi sonra da Ankara’da Şehir Gazetesi’ni yayın hayatına sokarak Gazete sahibi de oldum…
Meslekte onurlu bir 32 yıl…
Yaşım 50.. bu yaşa kadar son 32 yılda basından hiç uzaklaşmamış bir gazeteci olarak film şeridi gibi geçen hayatımda mesleki anlamda kimseden rüşvet almadım, kimseden bağış istemedim, kimseden hak etmediğim bir kuruşa dahi tenezzül etmeden gazetecilik etiklerine uygun bir şekilde mesleğimi icra etmeye çalıştım.
Bunu yaparken de çok acı ve sıkıntılı bir süreç geçirdim. İyi günlerim de oldu tabii ancak bir gazete sahibi olarak galiba hak etmediğim haksızlıklara uğradım. Zaman zaman gerek sağlık, gerek toplumsal gerekse ekonomik nedenlerle gazete çıkaramadığım ve başka mesleklerde ekmeğimi aradığım günler oldu. İşletme müdürlüğü, sürücü kursu müdürlüğü gibi mesleği bırakma girişimlerim olduysa da bunu beceremediğim ve çok sevdiğim gazetecilikten kopamadım. Hiç iyi bir arabam olmadı, hiç rahat rahat harcadığım tomarla param olmadı. Defalarca gazetelerim de büyüme konusunda sıçramam olduysa da iyi bir gazeteci olmanın, iyi bir patron olmak olmadığını anladığımda hep yere çakıldım ve borcun içine battım. Belki birçok insan bunu açgözlülük olarak gördü, belki insanlar bu mesleki ataklarımı ve sıçramalarımı para hırsı olarak gördü. Ama bunu çok iyi biliyorum ki ben hiçbir zaman para ile satın alınan, para için mesleki etik kurallara ters davranan ve para hırsı yüzünden dürüst gazetecilik anlayışına ters hareket yapan bir gazeteci olmadım.
Son şans, Son çırpınış
Gazete konusunda Kendime son bir şans daha verdim. İnsanların fala 50 lira verip, kitap için 20 lira ayırmadığı ülkemizde gazete okutmaya gazete çıkarmaya ve bu gazeteye abone yapıp sahip olduğum değer bilgi tecrübe ve deneyimlerimi gazetem ile sevdiklerime dostlarıma gazete okurlarına beni tanıyan ve tanımayan herkese vermek istedim.
Tabii ki bunun da bir bedeli vardı, olmalıydı, ya da olursa, değerli olacaktı. Bunu düşündüm. Bir profesyonel olarak, artık bilgi satmayı, sahip olduklarımı, değeri ile vermeyi hedefledim. Bir abone kampanyası başlattım. Amacım benim gazetemi her eve her işyerine her kuruma sokmaktı. Çünkü gazete tirajıyla ve okuruyla değer bulurdu. Gazeteme değer katmak sevdiklerimin bana verdiği değeri anlamak yada benim fikirlerime insanları değer verip vermeyeceğini görmek için herkese gazeteme abone olun dedim.
Tabii ki birçok dostum, birçok aydın, bilgili, kültürlü, eğitimli, anlayışlı, zeki, dost canlısı, ufku geniş, verimli, üretken, işbirliğine açık, benimle ilişkilerini sürdürmekte kararlı, beni anlayan, bana kıyamayan, benim bu kampanyama saygı duyup 200 tl sini yıllık gazete aboneliği için bana harcayan dostlarım hiç ikilemedi. Hatta şaşırtıcı tekliflerle de beni onure etti. 2 abone 3 abone olan dostlarım bile oldu.
Ya abone olmak istemiyorum derse dostlarım !….
Pekiii. Abone olmak istemiyorum diyenler olmadı mı tabii ki de oldu. Çünkü o insanlar BİR, Beni anlamadı. İKİ, parasına kıyamadı. ÜÇ, Beleş almaya alışmış, para vermesem de verir mantığındaydı. DÖRT, işin ciddiyetini anlamayacak kadar koca kafalıydı. BEŞ, beni bundan sonraki süreçte silmeye hazırdı. ALTI gazeteciliğe ve emeğe saygısızdı. YEDİ, o an belki beni dinlemiyordu bedelinin ne olacağını göremedi. SEKİZ, kurum olarak, şahıs olarak, bana ve bize ihtiyacı yoktu. DOKUZ, abone listemin data olarak iş yaptığım kişi ve kuruluşların temelini oluşturacağını bilmiyordu. ON VE SON, artık benim gazeteme abone olur musun sorusunu bir daha sormayacağımı çünkü artık konuşmayacağımı bilmiyordu.
Ben bu kararı vereli yaklaşık 1 hafta oldu. Son bir haftada bana abone olan 100 kişiye teşekkür ederim. Olmayan kişilere de lafım yok zaten konuşmama kararı aldım bile onlar için… yapacak bir şey bırakmadılar bana..
Şimdi artık görev zamanı herkes üzerine düşeni yapacak. Ben nasıl bazıları için yatağımdan kalktım işini kovaladım, onlar için saatlerce dil döktüm, bilgimi paylaştım onların mutlulu için çalıştım. Onlarda bana abone olacaklar diye düşünmeye başladım.
Yıllık bir defaya mahsus ödenecek 200 tl ne işe yarar ?
Ankara Şehir gazetesinde çalışan muhabir, reklamcı, grafiker, dağıtıcı, müdür, muhasebeci, sosyal medyacı gibi 10 kişiye iş olur.
Ankara Şehir Gazetesinin haber alımından basılıp posta dağıtımına kadar görev yapan kişilerden oluşan aileleri ile birlikte 100 kişilik sinsilenin ekmek kapısı olur.
Ankara Şehir gazetesinin abonelerinden dolayı gazete yönetimine çıkarılma mecburiyetini getirir.
Sağladığı tiraj sayesinde gazete marka ve isim yaparak daha çok kişiye ekmek verir.
Aboneler için Kesilen fatura ile ödenen vergi ile devlete gelir kapısı olur.
Daha çok kapıya girdiği ve daha çok insan tarafından okunduğu için reklam verenlerin amacına hizmet eder, birçok eve reklam girer.
İş yapan, hizmet üreten öne çıkmak isteyen ve öne çıkması gerekenlere zemin yaratır. Kimin ne yaptığı ortaya çıkar.
Belki ömrünü tamamlamakta olan yazılı basında başarılı bir örnek olarak diğer meslektaşlara yol gösterici olur.
Bu maddeleri çok daha fazlaya çıkarabiliriz ama daha önemlisi mesleğe 32 yılını vermiş ve mesleğine leke getirmemiş bir gazeteciye onur gurur kaynağı olur ve o kişiyi duygulandırır.
Aslında yazacağım daha çok şey vardı ama biraz da şunu düşündüm. Kimse kimseye sebep ne olursa olsun mecbur değildir. Ben kişileri mecbur etmek adına bunları yazmadım. Sadece şunu çok iyi biliyorum sıkıntı paylaştıkça azalır, Bizde yerel gazeteler olarak sıkıntılı bir süreç geçiriyoruz. Sıkıntımızı sevdiklerimizle, dostlarımızla ve bizi anlayan eğitimli insanlarla paylaşmak istedik. Zaten bu yazdıklarımdan sonra hala da beni anlamayanlar olacaksa beceriksizlik bendedir. Ben özür dilerim …. KALIN SAĞLICAKLA ……

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum