REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

GÖNLÜDOLU İNSANÎ GÜZELLİKLER

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
GÖNLÜDOLU İNSANÎ GÜZELLİKLER
02 Haziran 2021 - 12:44
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Dünyada sadece Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde
yetişen Sevgi Çiçeği vatandaşların ve meraklıların
ilgilisi çekiyor. Son yıllarda nesli tükenmekle
karşı karşıya kalan Sevgi Çiçeği korunma
altına alındı ve her geçen yıl yok olma riski azalıyor.
Başta Ankara Üniversitesi olmak üzere birçok
üniversitede de korunma çalışmaları sürdürülen
Sevgi Çiçeği Gölbaşılılar için ise ayrı bir
anlam ifade ediyor. Bölge halkı tarafından Yanardöner
çiçeği olarakta bilinen Sevgi Çiçeğinin hikayesi
ise çiçeği görmek için gelenleri üzüntüye
boğuyor…
Sevgi Çiçeğinin Hikayesi
Mogan gölünün iki yakasında Hacılar Köyü
Hüseyin avlusu mekiği ile Karaoğlan köyü sızak
mevkiinde iki çoban koyunlarını otlatır, birbirlerine
aşk şarkıları söyler, kaval çalar, sevgilerini dillendirir.
Mogan’ın iki yakasında rüzgârın meltemiyle
gönüllerindeki ateşi söndürmüşlerdir. Aşkları bütün
Gölbaşında dillenmiş, herkes bu aşktan konuşur
olmuş. Gel gelelim yağız delikanlının ağa
babası bu aşkın önünde büyük engelmiş.”Ben
oğluma ağa kızı alırım”deyip fakir çoban kızını
aşağılarmış.
Aşkları yüreklerinde, şarkıları dillerinde, kaval
ellerinde Mogan kıyısında dertli şarkılarla birbirleriyle
dertleşen gençler ince hastalığa (vereme)
yakalanırlar. İki kıyıda dertli şarkılarını birbirlerine
söylerken yüreklerinden gelen kanlar etrafa
yayılıp kan rengi açan çiçekler peygamberimizi
severseniz sevenleri ayırmayın fısıltısıyla ilahiler
söylerlermiş.Mogan’ın iki yakasında sevgilerini
haykıra haykıra birbirlerine kavuşamadan ölen
gençlerin taze körpe bedenleri gölün iki yakasına
defnedilir.
Mayıs, haziran ayları geldiğinde kan kırmızısı
açan bu çiçekleri toplamaya gelen âşıklar iki sevgilinin
mezarlarını türbeye çevirmişlerdir. Bugün
halk arasında kara donlu türbesi diye anılan bölgede
yetişen çiçeklere peygamber çiçeği, türbe
çiçeği de denilmektedir.
Dünyada yalnızca Ankara Gölbaşı’na bağlı
Hacı Hasan köyü civarında yetişmektedir. Bu
peygamber çiçeğinin mahalli adı Yanar döner
olup bölgede sevgi çiçeği olarak anılmaktadır.
Çok güzel ve çarpıcı mor-kırmızı çiçeklerinden
dolayı çiçeğe bu isim verilmiştir. Gölbaşı çevrelerindeki
tarlalarda yaygın olmakla birlikte oldukça
seyrelmiştir. Son yıllarda yoğun tarım ve herbisid
uygulamasından zarar görmektedir. Şu anda
en bol yetiştiği yer, Gölbaşındaki Süleyman Demirel
Ormanı sahası ve çevresidir. Mayıs başlarında
buradan bol miktarda toplanıp yanar-döner
adı ile kesme çiçek olarak satılmaktadır.
Mayıs ve Haziran ayları çiçek açma dönemi
olup son yıllarda ziyaret amaçlı birçok kişi çiçeği
görmeye gelmektedir.
Gölbaşı’nda gölün sadece ufak bir bölümünde
Mayıs ayında açan bu çiçekler UNESKO tarafından
koruma altına alınmıştır.
Dünyanın dörtbir yanından gelen ünlü fotoğrafçılar
bu çiçeğin fotoğrafl arını çekmek için ülkemize
gelirler.
SEVGİ ÇİÇEKLERİ kavuşamayan iki ağşığın
hikayesi sonucu göl kenarında intahar ettikleri
yerde akan kanlarından toprakla karışınca sevgi
çeçejleri doğmuştur.
Küresel iklim şartları nedeniyle nesli tükenmek
üzereydi.
Gölbaşında yaşayan Sayın Hulisi Gürpınar
bu çiçeklere gönüllü olarak sahip çıktı.
Çiçekleri tohumlarından üretmeye başladı.
Dünyaya tanıttı, koruma altına aldırdı. Pullara basım
yaptırdı.
Mevsiminde haberlerini paylaştı. Kısacası
SEVGİ ÇİÇEĞİ babamız oldu Hulisi hocam.
Şu an Gölbaşı Belediye başkanıyla anlaşarak
evinin önünde SEVGİ ÇİÇEĞİ GEN MERKEZİ
KURULDU.
Duyarlılığından dolayı kendisini kutluyorum.
Değerlerimize sahip çıkmalıyız.
Teşekkür ederim.
Saygılarımla….
İnsan; Ahsen-i takvim üzerine yaratıldığı, göklerde
ve yerde olan her şeyin onun emrine verildiği
varlıktır. Bu sebepten dolayıdır ki, biz insanlara
düşen, Rabbimizin emirleriyle, O’nun rızasına uygun
bir şekilde yaşantımızı idame ettirmek, Hak
ile halk arasında güzel hizmetlerimizi sürdürmek
ve böylece onun güzel mükâfatlarına nail olacağımızın
bilinci içinde yaşamaktır.
İnsan, gönlü tok olarak güzellikler içerisinde,
başkaları önünde mahcup olmadan dolaşabilmeli.
Kaba sözlü, sert olmamalı, acıyı, tatlı söyleyebilmeli.
Bazı hususlar, bazı durumlar vardır, barındırdığı
güzellikler sebebiyle insanı büyüler, alır onu
kendinden geçirir, asla unutulmaz… Zaman zaman
yaşarız böylesine müstesna anları, karşılaşırız
böylesine güzel insanlarla. Ve unutamayacağımız
güzellikler görürüz… Mesela, bir insanın,
bir insandan gördüğü, öğrendiği, uyguladığı, yaşattığı
bu güzellikler… Bu mahiyettedir. Biri bunları
etrafına yansıttıkça güzel olanın yayılmasına
güzel katkı sağlamış olur.
İnsani değerlerimiz; rehberlik, görevi içerisinde
af edici, dürüst olmaktır, sevmek demek ve
hayata saygı duymaktır. Yani değerlerimiz doğrultusunda
yaşantımızı devam ettirdiğimizde,
topluma olan güvencimiz, samimiyetimizle ahlaki
rehberliği topluma samimi ilişkiler içerisinde
sağlamış oluruz.
Gerçek değerler kalple ruh arasındaki değerlerimizdir.
Marifetler, feyzler, kalbe ruh ve his
uzuvları vasıtası ile gelir. Hislerimiz ne ile meşgul
ise kalp ona bağlanır, iyi şeylerle meşgulse, iyi
şeylerle beslenir.
Unutmayalım ki, bürgün ölüm bizi bulacak,
kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe. Her zevki
sefa bir anlıktır. Nefret ve kin ertesi pişmanlıktır.
Her canlıya vardır ölüm. İnsan ölür ama asıl ölmeyen
insanlıktır.
Hz Mevlana, ne güzel ifade etmiş; Ey insan
Kaf Dağı kadar yüksekte olsan da, kefene sığacak
kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı
var; üzdüğün kadar üzülürsün. Rabbim bizleri
gerçek gözüyle, gerçek dostu görenler gurubuna
dâhil etsin

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum