REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

SESSİZ BİR KALEMDEN ANKARA ARSLANHANE CAMİİ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
SESSİZ BİR KALEMDEN ANKARA ARSLANHANE CAMİİ
02 Haziran 2021 - 12:52
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara’da yaşayıp Samanpazarı’nı bilmeyen yoktur.
Öyle bir zaman gelir ki muhakkak yolu düşer Ankaralı’nın
ya alışveriş için, ya kahve için belki öylesine bir his için..
hangi gelir düzeyinde olursanız olun,antikacıdan tutun
da yüncüsü,bakırcısı,camcısı,ipçisi,zanaatçısı şimdilerde
müzecisi,sergicisi,sanatçısı hepsi orada toplanmıştır ve insanı
eskiye götürüp gülümseten, düşündüren : “ çocukluğumda
bundan bizim evimizde de vardı” dedirten bir garip
muhittir Samanpazarı.
Sessiz kaleme konu olan yapı günümüzden yaklaşık
800 yıl önce Anadolu Selçuklu Medeniyetinin en güzel miraslarından
biri olan Arslanhane Camii..Adını,avlusunda
bulunan arslan heykellerinden almış bir güzel hatıra..
At Pazarı yönünden inerken Ankara Kalesi’ni arkanıza
aldığınızda aşağıya doğru eğimli geniş bir yoldan inmeye
başlarsınız.Cadde mi desek sokak mı?..ferah bir
sokak oluşu âşikâr çünkü yapıların çoğu tarihi,en fazla iki
katlı Eski Ankara evleri ve Türk Evi plan tipinde.üstünüze
gelmeyen,karmaşa yaratmayan,boğmayan size yol verircesine
sakin ve kendi halinde bir tavrı var bu sokağın..sol
tarafınızda kalan baldeken tarzı geç döneme ait küçük bir
türbeden sonra yine aynı yönde konik külah örtülü,tuğla
malzemeli türbenin tüm hatları Selçukluyum ve buradayım
diye seslenir.Camiiden birkaç metre ötedeki bu türbe Arslanhane
Türbesidir.Ziyaretçiye kapalıdır.siz türbenin sağına
soluna bakarken Aslanhane diğer adıyla Ahi Şerafettin Camii
tam karşınızdadır.
İşte der seveni işte ! orada..ne güzel ne nadir bir duruşu
var.sahiden de tuhaf bir duygu verir gönülden görene
bu camii.göçüp gitmiş bir yakınınızı tekrar görmek gibi.
baba elini yıllar sonra öpmek gibi ana evine yıllar sonra
dönmek gibi.
Her tarihi eser bir masal anlatır.ya masalın kendisi ya
da bir öykünün şahidi olmuştur bir vakit.
Arslanhane ne anlatır?..
Ahilik ve ahi teşkilâtı;
Anadolu’da 13.yüzyıl – 15.yüzyıl arasında
iyiliğin,yardımlaşmanın,geçmişi onarmanın,geleceğe
kalıcı eserler bırakmanın,hayırların,yıkmak yerine
yapmanın,doğru ve dürüst toplum olabilme,sosyal eşitliği
kendi içinde sağlama çabasının birlik halidir.İşte Arslanhane
camii 13.yy ahilik geleneğinin bize bıraktığı nadide bir
kültür mirasıdır.
Ankara ahi eşrafından Ahi Şerafeddin tarafından hayrat
amaçlı olarak yaptırılmış,inşa kitâbesi bulunmamaktadır.
Yapım tarihi bilinmemekle birlikte Anadolu Selçuklu ve
Beylikler Dönemi 13.yüzyıl başlarında yapıldığı tahmin edilmektedir.
Minber kitâbesine göre 1289 – 1290 tarihlerinde
yenilendiği bilinmektedir.
Cephe;kütlesel duvarları,zeminde moloz taş ve üzerine
tuğla duvarla tasarlanmıştır.büyük pencere açıklıkları içeri
doğru mazgaldır ve bu büyük açıklıklar Anadolu’da karekteristik
Selçuklu yapılarından kendini soyutlamaktadır.
yapıya üç farklı cepheden giriş sağlanmıştır.bunlardan biri
güney cephesinde yer alan giriştir ve kadınlar mahfi line götürür
ziyaretçiyi.kapılarda mor ve turkuaz renkte sır altı tekniğinde
yapılmış çini parçalar geometrik kompozisyonda
kullanılmıştır.mukarnas kavsaranın tipik örneğini sunarken
oldukça mütevâzidir.selâmlaşıp gelene:
“azız ama hep varız,azımızı paylaşır paylaşırken çoğalırız.
içerimizde bir dünya var.içerimizde bir evren.içeride hep
varız.”der gibidir.daha girişte size bir şeyler anlatmak ister.
Silindirik gövdeli tuğla minare çokgen kaideye oturmuştur.
kaide,sekiz adet yüzeysel sivri kemerle hareketlenmiş
sıraltı turkuaz ve patlıcan moru çini parçalarıyla bezenmiştir.
tuğla arasına yerleştirilmiş bu çiniler geometrik
kompozisyondadır ve bu haliyle İran Selçuklu tuğla bezemelerini
hatırlatır.kapılarda da aynı tür süslemelere rastlanır.
minarenin yapıya bitişik olarak örüldüğü bölümde dönemsel
olarak sıkça rastladığımız devşirme malzeme kullanılmıştır.
bu malzemeler Roma ve Bizans Dönemlerine aittir.
çatı kırma tarzdadır,kiremit malzemedir.
İçeriye adım attığınızda sizi hayatın başka bir tarafı bekler.
sanat,yorum,ruh ve his bütünü.belki sizi içine alacak
mistik bir kubbe yoktur.göz kamaştıran ışıltılı avizler ya da
büyük vitray camlar yoktur.lâkin ne sihirdir bu ve kendinde
saklıdır tüm gizemi..
Arslanhane Camii ve diğer Ankara yapıları sessiz anlatır
masalını.ahşap ve çini uyum içindedir ve olduğu gibi karşınızdadır.
bakmakla görmenin görmekle fark etmenin aklını
Ankara yapılarında yaşarsınız.
Harim;kirişlerin mihrap duvarına dik uzandığı bazilikal
planlı,5 sahınlı,24 ahşap ayaktan ve kirişlemesi alttan ahşap
tavandan oluşmuştur.orta sahın yanlardan geniş ve biraz
daha yüksektir.ahşap direklerde devşirme mermer bitkisel
desenli sütun başlıkları kullanılmıştır.yapının en önemli
özelliklerinden biri de Anadolu’da ahşap direkli ahşap tavanlı
eserler tipolojisi içinde yer almasıdır.tavanda konsollar
yastıklar ve kirişlerin kadın mahfi li bölümünde kalem işi
süslemeler yer alır.kadın mahfi li üst kattadır ve harime hakim
bir görüntü sunar.
Herodotos’tan bu yana batılı kaynaklarda değişmeyen
yazın dili Türklerin göçebe savaşçılar betimlemesidir.plastik
sanatlara katkıları pek yer bulmaz.oysa ki; ahşap sanatında
eğri kesim tekniği,kündekâri,çıtakâri gibi teknikler
tamamıyla Türklere aittir.Arslanhane Camii kündekâri tekniğinde
muhteşem bir minbere sahiptir.nadiren özgünü
korumuş eserlerdendir.beşgenlerin içine eğri kesimle işlenmiş
bitkisel bezemeler yer almıştır.minber kapısı ince
dilimli ve sülüs hatlı ayet yazısıyla bir alınlığa sahiptir.usulca
eğilip dinlerseniz o minber size çok şey anlatır.ağacı
dantel hale getiren ustanın sabrını,ecrini ve zamanın bereketini
anlatır.usulca avuç içleriyle dokunmak Sanat Tarihçilerin
gönül kârıdır.
Arslanhane’deki masal ahşapla başlar çini ile devam
eder.alçı malzemeye nakşedilmiş mihrap çinileri zamana
başkaldırır sessizce.
Mihrap özgünü korumakta olan eserlerdendir.mihrabın
dış kuşağında alçı üzerine oyma tekniğiyle yapılmış ayetli
yazı kuşağı yer almaktadır.içeri doğru çinilerden oluşan
geometrik ve bitkisel desenlerin yer aldığı çerçeve ve sütunceler
ve mukarnas kavsara yine aynı desenlerde bezemelerle
kuşatılmıştır.çiniler,gülbezekler,kabartmalar göz
alıcıdır.turkuaz ve fi ruzenin farkını Selçuklu çinileri çok iyi
anlatır.turkuazda maviye ağırlık verilirken daha koyu ton
kobalt mavide kendini bulur.fi ruze biraz daha yeşile meyillidir.
Selçuklu çinilerindeki geometrik desen kompozisyonuna
iyi bir örnektir Arslanhane mihrap çinileri.ruha iyi gelen
hisse şifa veren bir tavrı vardır bu mihrabın.
Zaman içinde bir zaman..zamanın şahidi ve tarihi.sanatın
en narin yeri bir çini mihrap.O mihrap ki 800 yıldır yüz
vuranı hiç geri çevirdiği görülmemiş.ondan âlâ derviş mi
bulunmuş?..masal olmuş okunmuş,tıpkı Homeros’un mitleri
gibi..
O yapılar ki, her yanına bin anlam yükleseniz sesi çıkmaz
alır hep kabul eder.Sanat eserlerinin sonsuz bir ruhu
var.o ruh ki hayran bırakır.sahip olunmaz sahip çıkılır.güçlü
mağrur bir o kadar hisli ve gizemli.ışığı bitmez birkadın
gibi.
Ankara’m…
yine kelâm döktü sessiz kalem.
yine en sevilesi.
İklim yine gümüşî.
Sokağı,minaresi,ahşabı,çinisiyle hayran olunmuş bir mabet Arslanhâne Camii.
Var ve daim ol.

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum