REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

ORGANİK TARIM VE İYİ TARIM NEDEN ÖNEMLİ?

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
ORGANİK TARIM VE İYİ TARIM NEDEN ÖNEMLİ?
03 Haziran 2021 - 7:42
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Organik Tarım ve İyi Tarım hakkında bilgi vermeden önce geçmişe kısa bir bakış ile söze başlarsak…
Doğanın en acımasız yıpratıcısı olan insan sayısı az olunca, dünyamızda tertemiz bir hava, kirlenmemiş sular, yorulmamış bir toprak ile Doğa Ana tüm cömertliğiyle insanoğlunu doyuruyordu. Ama nüfus artışı ile tüm dengeler değişti.Yiyecek sıkıntısı başlayınca o zamanlar mucizevi bir çözüm olarak görünen kimyasallar sonun başlangıcı oldu.
Kullanılan kimyasallar ile verim artmıştı, yiyecek sıkıntısı da çözülmüştü. İnsanların “çok daha fazla kullanırsak çok daha fazla mahsul elde ederiz” düşüncesi ile bilinçsiz bir şekilde kimyasal kullanımı sonucu toprağımız, suyumuz ve doğamız harap oldu. Sorun artık çok daha büyüktü. Bu gidişata dur denmeliydi yoksa kaynaklar tükenecek ve geri dönüşü olmayan bir şekilde dünyamız yok olacaktı. İşte ben “Organik Tarım ve İyi Tarım” kavramlarını dünyamızı kurtaran iki kahraman olarak görüyorum.
Organik Tarım ve İyi Tarım günümüzde çok da yabancı olmadığımız terimler. Bunun bir çok sebebi var; market reyonları, özel pazarlar, tüketiciler, reklamlar… Peki bu değerli üretim metotları Türkiye’de nasıl başladı?
Türkiye’de 1980’li yıllarda ihracata yönelik olarak sadece ham madde üretimi ile başlayan Organik tarım faaliyetleri günümüzde işlenmiş organik ürün ihracatı olarak önemini artırarak devam ettirmektedir. İyi Tarım Uygulamalarının ise 2007 yılında ilk adımlarını görürken 2010 yılında ülkemizde aktif şekilde uygulanmaya başlanmıştır. İyi Tarımda Türkiye’ye örnek model teşkil eden ise uluslararası bir çevre ve gıda güvenliği denetleme sistemi olan GLOBALGAP esasları olmuştur.
Bir çok kaynakta İyi Tarım ve Organik Tarımın farklı tanımlamaları vardır. Kısaca şu şekilde açıklayabiliriz: Organik Tarım: Dışarıdan kimyasal girdi kullanmak yerine doğal madde ve besin döngüsünden yararlanarak, ekolojik yöntemlerle üretim yapmaktır. İyi Tarım Uygulamaları: Bilinçli bir şekilde kimyasal girdi uygulamaları söz konusu olmakla birlikte, kullanılan her girdinin kontrollü kullanımı ve kaydı esastır.
Bu iki terim ile ilgili doğru bildiğimiz yanlışların en başında gelen durum ise çoğunlukla geleneksel olarak üretim yapan aile işletmeleri, ürünlerini “organik” olarak değerlendirir. Hatta bir de üzerinde çamur ve biraz da yara bere var ise bununla gurur duyarak tüketicilere benim ürünüm “organik” der. Ancak bu tamamen emek dolu çiftçimizin maalesef yanlış algısıdır.
Çünkü Organik Tarım ve İyi Tarım topraktan sofraya kadar uzanan uzun soluklu ve bütün aşamalarının kayıtlı olduğu bir üretim sistemini kapsar ve her iki üretim de “sertifikalıdır”. Bu sertifika sıradan yerler tarafından verilmez. TC. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın sadece yetki vermiş olduğu bağımsız kuruluşlar tarafından kontrol ve değerlendirmeler sonucunda uygunluğu onaylanan çiftçilerin ürünlerine verilir.
Yetkili kuruluşlar sertifikalandırma yaparken birçok değerlendirme yaparlar. Üründen numune alıp laboratuara gönderebilir(ki bu koşul iyi tarımda şarttır), kullanılan ilaç ve gübrelerin kayıtlarını inceler, yapılan uygulamaların yetkin kişilerce yapılıp yapılmadığına bakar, sulama yapılıyor ise yöntem ve miktarını değerlendirir, yapılan uygulamaların hangi kriterlere göre yapıldığını inceler ve daha bir çok değerlendirme noktasına bakarak ürünün sertifikalı olup olmayacağına karar verir. Sadece uygun olanlar sertifikalı olarak pazarda yerini alır.
Sertifikalı olarak üretim yapmak bizlere ne kazandırır?
– Yoğun kimyasallara maruz kalan çiftçilerimiz hem kendi sağlıklarını korur hem de sağlıklı ürün üreterek gelecek nesillerimizi koruma altına almış olur.
– Doğanın dengesini oluşturan üç temel yapı taşı olan “su, hava ve toprağımızı” koruma altına alırız.
– Gereksiz ilaç ve gübre kullanmayarak masraflar azalır ayrıca gereksiz uygulamalar yapılmayarak mazot giderleri de azalır.
– İstihdam sağlanarak kırsaldan kente göçün önüne geçilmiş olur böylelikle küçük aile işletmelerinin üretime devam etmesine de olanak sağlanır.
– Yerel ve organik pazarlarda çiftçiler konvansiyonel (geleneksel üretim) ürünlere göre daha avantajlı fiyata alıcı bulmanın yanı sıra hem aracıların etkisini ortadan kaldırmış oluyor hem de tüketicilerle direk iletişime geçerek kendilerine yeni Pazar olanakları yaratabilme imkanları oluyor.
– Çiftçileri organik tarım ve iyi tarım uygulamalarına teşvik etmek ve bu uygulamaları yaygınlaştırmak amacıyla devlet maddi destekler vermektedir. Ayrıca düşük faizli kredi imkanları da sunulmaktadır.
– Günümüzde yorucu kent karmaşasından kaçan kişiler doğa ile buluşabilecekleri alternatif yerler aramakta ve bu durum ekoloji turizmi gündeme getiriyor. Çiftçiler hem ürettiklerini sunma olanağı buluyor hem de yaşadıkları yere ayrı bir değer katıyorlar.
Peki bu faydaların dışında kontrolsüz üretim yapılırsa olası tehlikeler neler?
Genelde uygulanan kimyasal ilaçların hasat tarihine yakın zamanda yapılmasından kaynaklanan “kalıntı içeren ürün
soframıza geliyor mu?” sorusu neredeyse tüm tüketicilerin ortak düşüncesidir. Maalesef kontrolsüz, zamanlamaya dikkat edilmeden yapılan uygulamalar istenmeyen sonuçlara sebep oluyor ve sağlığımızı tehdit ediyor.
Bunun yanında bir de görünmeyen bir ikinci tehlike vardır; “Bilinçsiz gübre kullanımı” Bu durum toprakta tuzlanmaya, toprağın besin maddesi dengesinin bozulmasına, toprakta yaşayan bir çok yararlı mikroorganizmaların yok olmasına, ağır metal ve nitrat birikimine, atmosfere salınan azot ve kükürt sebebiyle ozon tabakasının incelmesine ve küresel ısınmaya kadar çok büyük sorunlara sebep olmakta.
Sonuç olarak bu iki güzel kahraman geleceğimize sahip çıkan çok değerli üretim yöntemleridir.
Doğayı sevelim, bir inci kadar oluşumu zahmetli ve uzun süren toprağımızın değerini bilelim, her bir su tanemizin kıymetini bilerek bu günümüze ve geleceğimize sahip çıkalım.

Ziraat Yüksek Mühendisi
Işın Aycan KAAN

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum