REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
REKLAM ALANI

(160x600px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

Ankara Şehir Gazetesi

REKLAM ALANI

(980x100px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME SERÜVENİ

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
TÜRKİYE EKONOMİSİNİN BÜYÜME SERÜVENİ
03 Haziran 2021 - 7:30
REKLAM ALANI

(300x250px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.

İkinci Dünya Savaşından sonra hem gelişmiş
hem de gelişmekte olan ülkeler icin önemli bir iktisadi
amaç olan Ekonomik büyüme kavramı iktisadi
yapıda nitelik ve nicelik açısından gelişmeyi
ve iyileşmeyi dolayısıyla kişi başına milli gelirdeki
artışı ifade eder. Uzun yıllardır iktisatçılar tartışma
konusu olan Modern ekonominin sihirli kavramı
Ekonomik Büyümenin temel dayanağı süreklilik
üzerinedir. Bu anlamda; büyümenin temel belirleyicileri
teknolojik gelişme, sermaye birikimi ve
istihdam artışı sağlayamayan ekonomi dengede
olsa bile büyümesi durduğundan sürekli gelişen
ve büyüyen ekonomiler karşısında gerilemeye
hatta çökmeye mahkumdur.
Türkiye ekonomisi açısından da uzun yıllardır
hem iktisadi hem politik bir amaç olan ekonomik
büyüme 1980’li yıllardan itibaren dışa açık büyüme
modeli tercih edilmesi ile ihracata yönelik büyüme
uygulanmaya başlanmış ve bu dönemde
yakalanan hızlı büyüme ivmesi 1990’ların sonundaki
istikrarsızlıklar nedeniyle sekteye uğrayarak
2001 krizi ile son bulmuştur. Türkiye ekonomisi
büyüme eğilimi açısından istikrarsız bir seyir
izlendiğinden ve verimlilik artışı sağlanamadığından
nitelik olarak etkin olmayan bir büyüme
sağlanmıştır. Bu dönemdeki ekonomik büyümedeki
istikrarsızlığın başlıca nedenleri arasında artan
kaynak ihtiyacı, yatırımların istikrarsızlığı, yüksek
enfl asyon, düşük AR-GE yatırımları sonucu
verimlilik artışının sağlanamaması ve işsizlik artışı
sayılabilir.
Türkiye ekonomisinde 2000’li yıllardan itibaren
ise farklı dinamiklerden beslenen büyüme
dönemleri gözlemlenmektedir. Birincisi 2001
krizden sonra uygulanan politikalar ve ekonomide
yapılan yapısal reformlar ile enfl asyonun
normal seviyelerde olması, özel sektöre yönelimin
ve yabancı yatırımların artması sonucunda
ortalama %7’lik büyüme oranının sağlandığı
2002-2006 arasındaki dönemdir. Bu dönemde
verimlilik artışına dayalı gerçekleşen büyüme ile
toplumun refah seviyesi yükseldi ve gelir dağılımındaki
eşitsizlik nisbeten azaldı. İkincisi ise
2006′ ya kadar yabancı sermaye yatırımı ile büyüyen
ekonominin 2007 yılından itibaren özellikle
2009 krizi ile birlikte yabancı sermayenin yön
değiştirmesi ile büyümenin dinamiklerinin değiştiği
ve 2018 yılına kadar gelen dönemdir. Yabancı
sermaye akışının azalması ve yabancı yatırımla
gelen teknolojinin sabit kalması, büyümenin en
onemli dinamiklerinden olan teknoloji üretiminin
olmaması ve ihracatın düşük teknoloji gerektiren
ürünlere yönelik olması büyümeyi olumsuz etkiledi.
Inşaat sektörüne ağırlık veren büyüme modelinin
uygulanması istihdam artışını sağlasa da
verimliliği artırarak sürdürülebilir bir ivmenin yakalanması
açısından sağlıksız bir büyüme sağlandı.
Bunlara ek olarak artan nüfus karşısında
üretimin arttırılamaması refah seviyesini düşürdü,
niteliksiz bir büyümenin gelir dağılımıdaki eşitsizliği
arttırdı.
Büyüme sadece ekonomik bir kavram değil
aynı zamanda sosyolojik olarak toplumu etkileyen
bir süreçtir. Türkiye’nin istikrarsız ve nitelikten
yoksun ekonomik büyümesi toplumu kültürel ve
sosyolojik olarak olumsuz etkilemektedir. Artan
gelir dağılımdaki eşitsizlik yoksulluğu arttırmakta,
eğitim seviyesini ve kalitesini düşürmekte, okul
çağındaki nufüsu çalışmaya yönlendirerek eğitimli
nüfus sayısını düşürmekte.Türkiye ekonomisinin
verimlilik artışına dayalı büyüme yakalaması
durumunda toplumdaki bireylerin ekonomik
gücünü ve buna bağlı olarak yaşam seviyesini
yükseltecektir. Gelir adaletine dayalı büyüme ile
geçim derdi kalmayan toplumdaki insanların eğitime,
bilime ve araştırmaya yönelmesi sağlanacak,
bilginin peşine düşen toplum kaçınılmaz bilimsel
gelişmeler ve ilerlemeler kaydedecektir.
Büyümenin sürdürülebilirliği verimlilik artışına
bağlı bir olgudur.Gelir ve servet dağılımındaki
adaletsizlik ile zengin ve fakir arasındaki makasın
boyutu büyümenin sürdürülebilirliğini tehdit eden
unsurların başında gelmektedir. Türkiye ekonomisinde
yaşanan büyüme süreçlerinin süreklilik
içeren verimlilik artışından uzak olması ve sürdürülebilirlilik
anlayışının olmaması istikrarsız seyir
eden ekonomiye sebep olmuştur.
Türk ekonomisinin büyüme yönünde ivme
yapabilmesi için verimliliğin temel dinamiklerinden
olan teknolojiye yatırım yapılması ve teknolojik
gelişmeleri sağlayacak AR-GE çalışmalarına
gerekli kaynağın ayrılması zorunlu bir ihtiyaçtır.
Atıl kaynakların üretime kazandırılması, eğitimin
kalitesini yükseltilmesi, serbest piyasa mekanizmasına
işlerlik kazandırılması, yabancı sermayeye
güven verecek yapısal reformları uygulanması,
kurumların bağımsızlığın sağlanması ve
demokratik yapının sağlam zemine oturtulması
Türkiyenin ekonomik ve toplumsal kapasitesine
uygun büyüme oranının yakalayabilmesi için
hayati önem taşımaktadır. Büyümenin sürdürülebilirliği
verimlilik artışına bağlı bir olgudur. Unutmayalım
ki, Türkiye ekonomisi verimliliğe dayalı
sürdürülebilir nitelikli büyümeyi sağlayacak kabileyete
sahiptir. Önemli bu iradeyi ortaya koyabilmekte..

REKLAM ALANI

(728x90px)

Esnek veya Sabit Ölçü Verebilirsiniz.
FOTO GALERİ

Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Bilgiler Kopyalanamaz. @Ankara Şehir Gazetesi

hack forumwarezwebmaster forumuhack haberhack forumhack forum